Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım 17

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Şirkete Müdür Olmamla Değişen Seks Hayatım 17
Tatil bitiyordu, yarın tekrar işe başlıyordum. O gün evimde dinlendim. Sabah saat 08:00’de de normal iş yaşantısına döndüm. Şirkete varınca, hemen kendi bölümüme gittim. İçeriye girdiğimde, Özgür beni görüp ayağa kalkarak, “Ooo hoş geldin abi! 2 haftadır nerelerdesiniz?” dedi. Kısa bir sarılma faslından sonra, “Ne yapalım işte Çin’e gittik, satışı yaptık, Gökhan bey de extradan 1 hafta izin verdi bize, dinlenelim diye!” dedim. Özgür, “Çok şanslısınız abi! Bu arada tanıştırayım!” dedi. Arkamdaki koltukta güzel bir kız oturuyordu, görmemiştim ilk başta. Kız ayağa kalktı, Özgür de, “Bak, bu müdürümüz Engin bey, kendisi çok neşeli ve şakacı bir adamdır. Engin bey, bu da stajerimiz Yeliz!” dedi. Yeliz elini uzatıp memnun olduğunu söyledi. Yeliz, 19 yaşında, 1.70 boylarında, esmer güzeli bir kızdı. Üniversite 2. sınıftaymış, staja geliyormuş buraya.

Benim yaptığım gibi, Yeliz de beni baştan aşağı süzmüştü. Beğenmiştim kızı. Biz sohbet ederken içeriye Sinem girdi. Yine müthiş güzelliği üstündeydi. Sinem ikimizle de selamlaştıktan sonra, kıza dönüp baktı. Ben, “Sinem hanım, bu yeni stajerimiz Yeliz!” dedim. Yeliz biraz Sinem’i kıskanmış gibiydi, ters ters bakıyordu. Biraz sohbet ettik ve 09:00 gibi ben odama gittim, bilgisayarımın başında çalışmaya başladım. Saat 11:00’de bir telefon geldi. Depo’yu kontrol etmem ve birkaç gönderilecek pakete kaşe basmam gerekiyordu. İndim aşağıya, Depo’da malları kontrol ettim ve kaşe bastım. Biraz uzun sürmüştü işim, saat 12:20 gibi falan çıkabilmiştim bölüme. İçeriye girdiğimde Yeliz’den başka kimse yoktu. Yeliz’e, “Neden yemeğe inmedin?” dedim. “Sizi bekledim.” dedi. Ben de gülümseyerek, “İyi kalk, takip et beni!” dedim. Birlikte çıktık şirketten. Arabama bindik.

“Nereye gidiyoruz?” dedi. “Madem beni bekledin, o zaman güzel bir yerde yemek yiyelim!” dediğimde gülümsedi. Güzel bir restoran’ta gittik ve deniz kenarı bir masaya oturduk. Siparişleri verdik. Garson siparişleri getirene kadar muhabbet ettik. Siparişlerimiz geldiğinde, “Şarap içer misin?” diye sordum. “Daha önce içmedim!” dedi. Ben de garsona, “2 kadeh şarap!” diyerek, Yeliz’e gülümsedim. Yemeğimizi yedik ve şarabı içtikten sonra kalktık. Biraz başı dönmeye başladı Yeliz’in, ama, “Ben iyiyim!” diyerek şirkete geldi. Saat 14:00 gibi Sinem odama geldi, “Çıkalım mı? Avukata gidecektik ya!” dedi. “Ha, tamam!” dedim ve ceketimi alıp çıktık. Yeliz ikimizi çıkarken görünce yine yüzünü asmıştı. Sinem’i pek sevmemişti.

Benim arabama bindik. Sinem’lerin evinden Rabia’yı aldıktan sonra Sinem’in avukat arkadaşının yanına gittik. 2 katlı bir bürodaydı yerleri. Sekreter’e haber verip koltuklara oturduk. Sekreter 5 dakika sonra Avukat beyin bizi beklediğini söyledi. Kalkıp içeriye girdik. Adam, Sinem’i görünce, “Oooo Sinemcim, naber ya? Özlettin kendini!” dedi ve sarıldılar. Sinem sonra bizi tanıştırdı. Adamın ismi Güven imiş. 27 yaşında olduğunu öğrendim. Güven 1.85 boyunda, kalıplı, buğday tenli ve sarı saçlı, karizmatik bir adamdı. Bizi hemen karşıdaki özel deri koltuklara oturtturdu ve hepimize birer kadeh Viski ikram etti. Sonra Sinem durumu anlatmaya başladı. Güven, Sinem’i dinledikten sonra, “Hmm, eğer Rabia kocasıyla anlaşabilirse, iki taraf itiraz etmezse, tek seferde boşanırlar. Kocası itiraz ederse, elimize şiddet gördüğü vs. kayıtların olduğu bir koz geçmesi gerek. Aksi takdirde mahkeme boşamaz. Siz önce kocasıyla konuşun, ikna ederseniz, hemen açarız davayı!” dedi. Biraz daha oturup, teşekkür ederek kalktık. Kapıdan çıkarken, Güven Sinem’e, “Özletme kendini, gel arada!” dedi. Sinem de gülerek, “Tamam uğrarım boş olunca!” dedi ve çıktık.

Önce Rabia’yı bıraktık eve. Sonra şirkete dönerken, Sinem’e, “O adam sana niye öyle dedi? Özletme kendini falan diye, bir şey mi geçti aranızda?” diye sordum. “Yok be, Güven benim Lise’den arkadaşım. Lise’de çıkıyorduk işte, sonra Üniversite sınavına girdik. O Eskişehire gitti, sonra da ayrıldık zaten!” dedi. Ben de, “Lise’de çıkıyordunuz, hiç kaçamak olmadı mı aranızda?” dedim. Sinem, “Biraz öpüşüp, elleştik o kadar!” dediğinde, “Sen sadece o kadarla bırakmazsın, doğru söyle, sikiştin mi Güven’le?” dedim. “Bir kez arkadan verdim sadece, o da Lise’den mezun olduktan sonraki yaz dönemindeydi!” dedi. Ben, “Sonra birdaha karşılaşmadınız mı yani?” dediğimde, “İşte, diğer şirketten ayrılırken birkaç dava olmuştu. Avukat ararken onu buldum ve öyle karşılaştık!” dedi. Ben, “Peki karşılaştıktan sonra bir daha sikiştiniz mi?” dedim. Sinem biraz sustuktan sonra, “Yok, biraz sarkıntılık yapıyor, ama evli olduğumdan dolayı çekiniyor, o da eskisi kadar rahat değil.” dedi. Sinem’in söyledikleri azdırmıştı beni. Bu arada şirkete geldik, bölüme çıktık.

O günden sonra 2 hafta boyunca Rabia’nın boşanmasıyla uğraştık. Halil en sonunda çocuğun velayetini kendi üstlenmek istedi. Çocuk evlatlık olsa bile nüfusta Halil ve Rabia’nın üzerine kayıtlıydı. Rabia da kabul etti ve Halil de boşanmada sıkıntı çıkartmadı. Ağustos başında dava vardı ve Güven’in dediğine göre Rabia tek seferde boşanacaktı. Temmuzun son haftasındaydık, Cuma günüydü işyerinde, depodaki malları kontrol edecektim. Saat 16:30 olmuştu. Yeliz’e, “Benimle gel, depoda kaliteli mal nasıl ayrılır onu göstereceğim!” dedim. Yeliz peşime takıldı, önce asansörden zemine indik, oradan şirketin fabrika olan bölümüne geçip, depoya girdik.

Yeliz dizin biraz altında beyaz bir etek giymişti. Çok seksi gözüküyordu o haliyle. Malları kontrol ediyorduk. Yanımızda sadece bir kişi vardı, ona da gidebileceğini söyledim. Depoda yalnız kaldık Yelizle. Getirilen karton kutuyu kaldırdım ve içindeki eşyayı çıkartmam için Yeliz’e tutmasını söyledim. Eğilince kalçaları meydana çıktı. Ben kutunun içindeki malı alıp, Yeliz’e ayrıntılarını anlattım. Malı yerine koydum ve Yeliz’e arkadan bir kartonu çıkartmasını söyledim. Yeliz domaldı ve kutuyu tutarak, “Bu mu?” dedi. Ben de arkasından yaslanıp, “Hayır şuradaki!” dedim. Taş gibi olan yarrağım götünün arasına dayanmıştı. Yaklaşık 1,5 saat depoda durduktan sonra, saat 18:00 gibi çıktık. Servisler gittiğinden Yeliz eve nasıl gideceğini düşünüyordu ki, “Ben bırakırım seni!” dedim. Sevinerek teşekkür etti.

Arabama bindik ve onun evine doğru yola çıktık. Evi bana çok yakındı, yani yürüyerek 10 dakika kadar bir yol vardı evlerimizin arasında. Evinin önüne bıraktığımda, “Yukarıya gelsene?” dedi. Üniversitede okuduğundan, ailesinden başka bir yerde yaşıyordu. Kırmamak için, “Tamam geleyim!” dedim. Yukarıya çıktık. Kapıyı açtı ve “Esra? Esra evdemisin?” diye bağırdıktan sonra, “Yok eve gelmemiş daha!” dedi. İçeriye girdik. Yeliz, “Ben mutfaktayım!” dediğinde, “Evinizi gezebilir miyim? Odanda özel birşeyler yoksa tabii?” dedim. “Tabii ki gezebilirsin!” dedi. Özellikle onun odasını buldum, iki tane tekli yatak vardı. Aralarında bir çekmece vardı. Çekmeceyi açarak külotlarına bakmaya başladım. Yeliz 5 dakika sonra, “Kahveler hazır!” diye seslendi. Külotları yerine koyup salona geçtim.

Muhabbet etmeye başladık, Yeliz bana okulundan falan bahsediyordu. Ona, “Üniversitede erkek arkadaşın var mı?” diye sordum. “Var!” dedi ve gülerek kahvesini yudumladı. “Nasıl, aranız iyi mi?” dediğimde, “İyi tabii!” dedi. Ben konuyu sekse çekmek istiyordum, çünkü bu kızda birşeyler var gibiydi. Ona, “Bu arada özür dilerim, depoda biraz sürtünmüş olabilirim!” dediğimde, “Özür dilemene gerek yok, ama sürtünme falan değildi, basbaya götüme yasladın!” dedi ve kahkaha attı. Onun bu kadar açık sözlü olmasından cesaret alarak, “Ne yapayım çok güzel ve alımlısın!” dedim. Yeliz yerinden kalktı ve yanıma geldi. Kahve kupasını elimden alıp sehpaya bıraktı ve bir anda dudaklarıma yapıştı.

Bu hamleyi beklediğimden, ben de hemen onu öpmeye ve elimi sırtına atarak okşamaya başladım. Yeliz yaşına rağmen öpüşmenin en ince ayrıntılarına kadar biliyordu, ara sıra dudaklarını bırakıyor ve diliyle devam ediyordu öpüşmeye. Dudaklarından kaydım ve boynunu öpmeye başladım. Yeliz hafiften inliyordu, kalp atışları bile hızlanmıştı. İki elimle gömleğinin düğmelerini çözmeye başladım yavaş yavaş. En sonunda hepsini açtım ve gömleğini çıkarttım. Boynunu öpmeyi bırakıp, göğüslerine baktım.

Beyaz bir südyeni vardı, onu da çıkarttım ve çok büyük olmayan göğüslerini okşamaya başladım. Yeliz’i koltukta sırt üstü yatırdım bu arada. Halen beyaz eteği duruyordu, bir hamleyle onu da çıkarttım. Beyaz dantelli bir külot vardı altında. Yeliz’in göğüslerini öpmeye başladım. Ufak ufak öpücükler konduruyordum her yerine ve bir yerden sonra artık uzunca yalamaya başladım. Yeliz yerinde kıvranıyordu, Üniversiteli esmer güzeli altımdaydı şuan. Göğüslerini uzun uzun emdikten sonra bıraktım ve kalkıp hemen pantolonumu ve boxerımı çıkarttım.

Gömleğimi de çıkartırken, Yeliz hemen yarrağımı ağzına alıp yalamaya başladı. Çok iyi yalıyordu ve gayet te hızlıydı, işini ağırdan almak yerine hızlı hızlı sakso çekiyordu. Ben ayakta onu izlerken zevklerin en güzelini yaşıyordum. Yeliz’in saçlarını elimde topladım ve kafasını sabitledikten sonra yarrağımı ağzından çıkarttım ve nefes almasına biraz imkan verdikten sonra köküne kadar soktum. Bunu 4-5 kez yaptıktan sonra Yeliz’i kaldırdım ve koltuğa domalttım. Beyaz külotunu indirdiğimde, Yeliz birden kalkarak, “Olmaz, ben bakireyim!” dedi. “Ben de arkandan yaparım!” dediğimde, “Oradan çok acıyormuş, olmaz! Lütfen, sevişeceksek devam edelim, yoksa bırakalım!” dedi. Ben de ısrar etmedim, “Tamam, bir şey yapmayacağım!” dedim.

Tekrardan koltuğa doğru domalttım ve külotunu çıkartıp kalçalarını ayırdım. Esmer vücudu tüm ihtişamıyla önümdeydi. Yeliz’in amını yalamaya başladım, pürüzsüz amı ıslanmıştı. Bir yandan da elimle klitorisine baskı yapıyordum. Yeliz ise saçlarımdan tutmuş beni amına bastırıyordu. Hızlı hızlı yaladım amını. Yeliz, “Ohhh, ohhh! Süpersin!” diye inlemelerini iyice arttırdıktan sonra bir anda duraksadı ve orgazm oldu. Suları amından, ağzıma, oradan da halıya doğru akıyordu. Kalçasına bir tokat attım. Yeliz dönüp koltuğa oturdu, ben de belinden çekerek bacaklarını iyice yukarıya kaldırdım.

Yeliz’in amını tekrardan yalamaya başladım. Orgazm sıvılarının tadı halen ağzıma geliyordu. Yeliz gözünü kapatmış, hızlı hızlı nefes alıp veriyordu. Yeliz öyle azmıştı ki, o an istesem onu orada rahatça sikerdim, ama sonra çok büyük bir bela alırdım başıma. Yeliz’in amını biraz yaladıktan sonra kaldırdım ve kendim koltuğa sırt üstü yatarak, Yeliz’i üzerime alıp 69 olduk. Ben onun amını yalarken, o da benim yarrağımı koparırcasına yalıyordu. Yarım saate yakın öyle devam ettikten sonra Yeliz ikinci defa orgazm oldu.

Yeliz’i üzerimden kaldırdım ve diz üstü yere çöktürüp, yarrağımı ağzına verdim. Bir eliyle yarrağımı tutup, hızlı hızlı sakso çekiyordu. Ben ise keyifle onu izliyordum. Boşalacağım zaman ağzından çektim ve yüzüne doğru yarrağımı sıvazlamaya başladım ki, o sırada (Esra olduğunu düşündüğüm) bir kız salon kapısına gelerek, “Yeliz…” dedi, ama cümlesini bitiremeden donup kaldı. Yeliz’in hiç bir şey umrunda değildi, yarrağıma bakıyordu sadece. Yeliz’in yüzüne döllerimi fışkırttığımda, Yeliz kendini halının üzerine attı. Ben yerdeki elbiselerimi hızlıca giyerken, Esra, “Çok özür dilerim!” deyip odasına gitti. Giyinip, birşey demeden çabucak evden çıktım. Arabama binip evime gittim.

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

kartal escort adapazarı escort serdivan escort istanbul travestileri istanbul travestileri ankara travestileri
free bets bahis siteleri kaçak bahis bahis siteleri canlı bahis güvenilir bahis canlı bahis sakarya escort bayan sakarya escort bayan webmaster forum hd porno bursa escort bursa escort bursa escort erenler travesti