Doğum Günüm

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Doğum Günüm

Genç, güzel, kocama soracak olursanız harika bir ev kadınıyım. Ama bana sorarsanız… Benim içim kötü ve çirkin… Pis, yaramaz bir kadınım ben… Size bunun hikayesini anlatmak istiyorum. Belki birilerine anlatınca içimdeki pislik çıkar gider, ben de vicdan azabıyla kıvranıp durmam artık…

Adım Gül. Ben 25 yaşındayım. Harika bir adamla evliyim. Güzel bir ilişkimiz var. Romantizm henüz bitmedi. Kocam her fırsatta çiçek getiriyor. Sevişip koklaşıyoruz.

Anlatacağım hikaye henüz yeni evliyken, ben 20 yaşımdayken yaşandı.

Olayın olduğu gün benim doğum günümdü, evde kutlandı. Yeni bir çevreye girmiştik evlendikten sonra, kocamın işyerinden arkadaşları, benim bir iki eski kız arkadaşım, eşleri, hep beraber toplanmıştık. İnsanlar onbeş kişi filan gelmişti, epey kalabalık bir ortamdı.

Onlardan biri de kocamın işyerinden, şirketin Rusya’daki biriminden geçici olarak gelen meslektaşı Vadim idi. Ben davet etmesine karşı çıktım önce, anlaşamayız, rahat edemezler diyerek…

– Aşkım, bana iş için defalarca yardım etti bu adam… Kariyerim için onunla samimiyeti ilerletmek zorundayım. Bir yerde patronun emri, onunla iyi geçinmek, İstanbul’da rahat etmesini sağlamalıyım. Merak etme, Türkçe biliyor, sıkıntı olmaz. Çok iyi insanlar…

– İnsanlar derken?

– Karısıyla geliyor,

Geldiler, Tanıştık. Vadim 46 yaşında, eşi Larisa 40 yaşında tipik bir slav kadınıydı. Bembeyaz, sarışın, uzun boylu, uzun bacaklı, güzel… Masmavi gözleriyle süzdü beni ve elindeki hediye paketini uzatırken kırık bir Türkçeyle,

– Sen doğum günü, kutlu olmak Gül… dedi gülümseyerek… Bakışlarında garip bir pırıltı, değişik bir hava vardı, içim ürperdi. Teşekkür ederek hediyemi aldım, diğer konukların yanına geçtik.

Salonda toplanmıştık. Misafirler ellerinde içki bardaklarıyla küçük gruplar halinde takılıyorlar, konuşup gülüşüyor, eğleniyorduk hep beraber… Erkekler sigara içmeye çıktılar, biz kızlar sohbet ettik, dedikodu yaptık.

Bir ara ön taraftaki balkona çıkıp hava alayım dedim, nerdeyse beş kişi toplanmışlar, sigara içiyorlardı. Ben de arkadaki mutfak balkonuna geçtim. Temiz havayı ciğerlerime çektim. Serin bir geceydi, hoşuma gitti, bir süre parka bakan balkonda manzarayı seyrederek kafamı dinledim. Biraz sonra kapı açıldı, Vadim yanıma geldi.

– Gül? Sen, yorgun değilsin? diye sordu.

– Hayır. Sorun yok Vadim. Temiz hava almaya çıktım sadece…

Ben balkon parmaklığına dayanmış, sırtım ona dönük duruyordum. Bir süre arka arkaya durup manzarayı izledik. Sonra… Aniden popomda bir el hissettim. Kısa mini eteğimin üzerinden kalçama pençelerini geçirip sıktı. Neredeyse çığlık atacaktım, kendimi zor frenledim.

Sesimi çıkaramazdım. Hem diğer konukların yanında bir skandal olurdu, hem de kocamın kariyeri için bir kriz nedeni… Sadece bir kaç saniye sürdü zaten olay… Kalçamı mıncıklayan el aşağı indi, eteğimin altından baldırlarıma geçti, çıplak tenimi okşadı, külodumun üzerinden tekrar sıkıp bıraktı. Sonra da eteğimi indirip düzeltti. Döndü, uzun balkonda yürüyüp içeriye girdi.

Ben titriyordum. Neye uğradığımı şaşırmış vaziyetteydim. Kendimi toparlayınca ben de içeriye girip doğruca tuvalete gittim ve arka aydınlatmalı aynanın önünde durdum. Aynadaki alt üst olmuş yüzüme bakıp kaldım. Aklım karmakarışık…

Ne halt ediyordu bu adam? Ben yeni evliyim. O neydi. Evli ve 25 yıl benden yaşlı. Kızı yaşındayım. Sapık herif…Düşünceler fırtına gibi beynimin içinde birbirine karıştı.

“Bu yaşadığım şey düpedüz cinsel taciz… Tek kelimeyle iğrenç, ama… Ama… Allah kahretsin… Hoşuma gitti, sevdim… Hayır… Evet!?.“

Dudaklarımı ısırdım. Bu utanılacak bir olaydı ama velakin, dehşet içinde fark ettim ki aynı zamanda zevk de almıştım. Kendime inanamıyordum. Bacaklarımın arasında bir ıslaklık hissettim. Ben… Bu arada tuvaletin kapısı çalındı,

– Gül, orada mısın? Bu sarhoşlayan kocamın peltekleşmeye başlamış sesiydi…

-Evet hayatım, geliyorum.

Makyajımı yenileyip kendime çeki düzen verdim. Çıktım, hala kapının önünde beni bekleyen kocamın elinden tutup içeriye gittim. Misafirler oturdukları koltuklardan bana bakarak gülümsediler.

Sanki balkonda olup biten her şeyi bildiklerini zannediyordum. Sonra fark ettim ki iyice alkolün rahatlığına kapılmıştı herkes ve kimse birbirinin ne yaptığını umursamıyordu. Birisi elindeki viski bardağını uzattı. Bir kaç yudumda içtim. İçimi yakan alevi viskinin aleviyle söndürmeye çalışıyordum. Bir daha istedim,

– Aşkım, ne bu hız? dedi kocam… Bu gece sarhoş olmaya karar verdin herhalde… Kulağıma eğildi, yoksa bu gece kocanı uçurmak için hazırlık mı yapıyorsun?

– Bir bakalım. Aslında bu gece doğum günü kızıyım! Her şeyi yapabilirim.

Gözlerimle Vadim’i aradım. Sonunda gördüm. O ve eşi loş ışıkta salonun en dibindeki koltuğa yerleşmişlerdi. Vadim bana bakarak gülümsedi ve yanında oturan Larissa da aynı şekilde, gözleri parlayarak baktı ve o da güldü. Sonra anlam yüklü bakışları sayesinde farkına vardım ki, kocası balkonda olanları anlatmıştı. Kadın biliyordu!

Yanaklarım biraz içkinin, biraz da utancın etkisiyle kızardı. Elimde olmadan ben de onlara gülümsedim. Etrafıma baktım, herkes kendi halindeydi. Ellerde içki kadehleri, içeride içilmeye başlanan sigaranın dumanı, ses sisteminden yükselen iç gıcıklayıcı slow müziğin eşliğinde birbirine sarılıp sevişircesine dans eden insanlar…

Benim dışımda kimse onları görmüyordu. Vadim oturduğu yerden aç bakışlarla, yiyecek gibi baştan aşağı beni süzüyordu. Larisa ona sarıldı. Adam sikici bakışlarla beni süzerken onun dili kocasının kulak memesinde, uzun parmaklı eli de kucağında, önündeki bariz görünen kabarıklığın üzerinde dolaşıyordu.

Ben biraz ötelerinde karı kocanın üstü kapalı sevişmelerini izliyor ve viskimi yudumluyordum. İçimdeki yangın gitgide yükselmeye başlamıştı. Kadının el hareketleri daha belirgin hale geldi. Sonunda kocasının penisini pantolonun üzerinden okşamayı bırakıp çantasından cep telefonunu çıkardı.

Parmakları hızla ekranın üzerinde hareket ediyordu. Birkaç saniye sonra, benim akıllı telefona gelen SMS bildirir bip sesini duydum. Hemen ekran kilidini açıp gelen mesajı okudum Larissa’nın bakışları üzerimdeyken:

“Balkon” yazıyordu. Tek kelime… Lanet kadın beni balkona çağırıyordu. Kocasının yaptığı şeyi bilerek… Beni alt üst eden, içimde yangınlar çıkaran o bir kaç saniyelik tacizin tekrar yapılması için davet ediyordu.

Lanet olsun… Ne yapmalı? İçimde yükselen sıcaklığın etkisiyle derin bir nefes aldım. Oraya, balkona gidemezdim. Hayır… Ama, allah kahretsin… Yapmak istiyorum. Korkunç bir utanç duygusu, yanında gitgide yükselen şehvet dalgası… Ve çok, inanılmaz heyecanlı, tatlı…

O Larissa’ya, karısına baktı. Yavaşça başını salladı gözlerini kapattı ve biraz gülümsedi, sonra gözlerini benden ayırmadan kadınla konusunu tahmin edebildiğim bir sohbete katıldı. Benimle ilgili olmalıydı konuştukları… Ve eminim ki çok ahlaksızca şeylerdi bunlar…

Bir rüya gibi, yavaşça masadan ayağa kalktım ve mutfağa gittim. Balkona çıktım. Bir sigara yaktım. Sonra o geldi. Vadim…

Balkonun karanlığında ikimiz de sessizdik. Hiç konuşmadık. Arkamda durdu. Heyecandan ellerim titriyordu. Balkon demirini tutan elim sıkmaktan bembeyaz olmuştu. Sonunda beklediğim oldu. Eli eteğimin altına girdi, çıplak uyluğumun içlerine dokundu parmakları… Ve ben itaatkar bir köle tavrıyla, utanmazca, bacaklarımı aralayarak parmaklarının daha rahat çalışmasını sağladım.

Vadim eteğimi yukarıya kaldırdı. Külodumun yana çekildiğini hissettim, ardından parmağı benim ıslak kadınlığımı okşamaya başladı. Kalbim deli gibi çarpıyordu. Zevkle inledim. Önce bir, sonra iki parmak kadınlığımın dudaklarında ve içinin ıslaklığında dolaşıyordu.

Dudakları kulak memelerimi okşarken parmaklarının yanında başka bir temas hissettim. Sıcak ve sert… Şimdi parmaklarının yerini penisi almıştı. Allahım… İnanamıyordum kendime… Kendi evimin balkonunda durmuş, yabancı bir erkeğin penisiyle beni okşamasından haz alıyordum. Adam resmen pantolonunu indirmiş, penisini çıkarıp beni becermeye çalışıyordu.

Zevkle titredim ve bana yapacağı her şeye razı olmuş bir teslimiyetle bekledim. Kocamınkinden büyük olduğunu düşündüğüm sertliğiyle okşadı, başını içeriye soktu. Ben bacaklarımı biraz daha araladım. Yavaş yavaş ilerledi. Henüz bir yıllık evliydim ve kocamın normal boyutlardaki penisi sayesinde hala ilk günkü gibi dar ve sıkıydı vajinam…

Bir kaç kez dudakları aralayarak girip çıktı koca penisi… Dudaklarımı ısırıyor, gözlerim kapalı kendimi yaşadığım yasak aşkın hazzına bırakmış vaziyette, dizlerim titreyerek kendimden geçmek üzereydim.

Sonra çıkardı sikini… Elleri okşayıp durduğu memelerimden belime, oradan kalçalarıma kaydı ve pürüzsüz bacaklarıma… Diz çökmüştü arkamda… Yarı inik durumdaki külodumu sıyırdı. Yüksek topuklu ayakkabılarımın üzerine kadar indirdi.

Başını eteğimin altına soktu, sıcak dilini elleriyle araladığı butlarımın arasına soktu. Kocamdan hiç görmediğim bir şeydi bu… Arka deliğimi yalıyordu ıslak diliyle… Ve am dudaklarımı… Zevkten bağırmamak için kendimi zor tutuyor, inlemelerimi dudaklarımı ısırarak engellemeye çalışıyordum.

Aşağıda yoldan gelip geçen tek tük insanların başını kaldırırıp bizi görebilecekleri bir konumdaydık ve buna aldırmadan beni diliyle sikiyordu adam… Ne onları görecek gözüm vardı aslında, ne de içeriden gelebilecek birini… Utanç duygusunun canı cehenneme… Durmasın, kocaman, sert, alevden sıcak penisiyle beni siksin istiyordum.

Uzun uzun, kokumu içine çeke çeke yaladı beni… Önümü, arkamı, klitorisimi… Parmaklarını da katmıştı yanına… İyice ıslanan arka deliğime, zaten kendisi ıslanmış suları akan amıma sokup çıkarıyordu. Diliyle parmakları yer değiştire değiştire… Dönüşümlü…

Durmaksızın zevk alıyor, sarsılarak, titreyerek kendimden geçiyordum. Nasıl bir zevkti bu böyle… Tam yeter artık, sikini sok içime diyecektim ki…

Aniden mutfakta ışık yandı, bir gürültü oldu. Zaten kısmaya çalıştığım zevk inlemelerim bir anda kesildi, Vadim bir süre hareketsiz kaldı.

Ben telaşlanmıştım. Gelen kimdi? Kocam mı?

Gelen kocamsa, karşılaşacağı manzara korkunç… Genç l****a karısı balkonda, eteği beline sıvanmış. Arkasında yaşlı başlı bir Rus erkeği, suratını karısının kalçalarının arasına sokmuş, amımı götümü yalıyor. Ne söyleyebilirim, kocama ne anlatabilirim ki? Zaten anlatmama gerek kalmadan çekip vurur herhalde bizi…

Ama hayır, mutfağa giren kimse, işini görmüş, ışığı kapatıp tekrar içeriye geçmişti. Arkamdaki seks manyağına gereken karanlık ortam geri geldiğinden Vadim’in dil tekrar çalışmaya, benim ön ve arka deliklerimi yalamaya başladı. Ben de yeniden yükselmeye, dipten zirveye çıkmaya yöneldim dilinin verdiği zevkle…

Bir süre sonra yalamayı bıraktı, ayağa kalktı. Penisinin sertliğini tekrar kalçalarımın arasında hissedince zevkten dört köşe oldum. Offf… İçime sokmasını bekliyordum.

Bacaklarımı araladım. Yeterince bacaklarımı aralamama engel olan ayak bileklerimdeki külodumu tek ayağımı kaldırarak serbest bıraktım. Hazdan titreyerek erkeğin içime girişine hazırlandım. Fakat… Hayır…

Aniden kalçalarıma yaslanan penisi uzaklaştı. Kalçalarıma, kıçıma sıcak bir yağmurun yağdığını hissettim. Kulağımın dibinde kısık sesle inliyordu herif… Boşalıyordu. Katıksız bir öfkeyle kıpkırmızı oldum,

– Ne yapıyorsun Vadim? Hey! Ya ben ?! diyerek öfkeyle fısıldadım. Piç herif… Başladığın işi bitir hemen…

Ama duvar gibi sessizdi adam, yalvarmalarıma yanıt alamadım. Arkamdan çekildi, kapıyı açıp mutfağa geçti, siktirip gitti. Beni o sessizlik içinde balkonda yapayalnız, bombok, kıvranır bir halde bıraktı.

Yarım bırakılmış, öfkeyle dolu, eteğim belimde, kalçamda yabancı bir erkeğin spermleriyle donup kalmıştım. Sinirden göz yaşlarım yanaklarımdan aşağıya süzüldü önce, hıçkırıyordum.

Sonra, öfkeyle eteğimi indirip düzelttim, yerdeki külodumu alıp pislik herifin bacaklarımdaki döllerini sildim. Ben de içeriye girdim, doğru banyoya geçtim. Elimdeki külodu kirlilerin içine tıktım. Saçlarımı, üstümü başımı toparlayıp göz yaşlarımla bozulan makyajımı tazeledim tekrar, içeriye yatak odasına geçtim. Kendime temiz bir külot alacaktım. Aralık kapıdan davetlilerden bir çiftin bizim yatağımızın kenarında oturup öpüştüklerini görünce vazgeçtim, salona ilerledim.

Misafirlerin yarısı gitmiş, yarısı son kadehlerini alıyorlardı. Vadim yine Larissa’nın yanında oturuyordu. İkisinin de gözleri bendeydi. Of allahım… Benden 26 yaş büyük, yakışıklı bir Rus erkeği az önce amımı yalamış, kalçalarıma patlayarak döllerini akıtmıştı. Ve güzel karısı bunu bilerek, gülümseyerek bakıyordu bana… Nasıl bir aileydi bunlar, inanamıyordum.

Ve ben henüz boşalmadım. Ben orgazm olamadan bıraktı beni tüm azgınlığımla pis yaşlı sapık… O göremediğim, sıcaklığını kısa bir süre hissedebildiğim koca siki içimde, amımda gidip gelirken boşalmayı öyle arzu ediyordum ki o anda… Bunun için her şeyi verebilirdim.

Kocam gözüme ilişti sonra… Elinde içki kadehi, herkesle neşeli neşeli konuşuyor, sohbet ediyordu olan bitenden habersiz…

Ah benim temiz kalpli kocam… Senin azgın, küçük karını az önce balkonda siktiler, haberin yok. Şu anda da azmış, kudurmuş bir halde, beni beceren adam ve beni becermeye kocasını gönderen azgın karısının karşısında altımda külot olmadan oturuyorum.

Kocam baktığımı hissetmiş gibi başını çevirdi, benim baktığımı görünce gülümsedi ve öpücük gönderdi. Yarım yamalak ona gülümseyerek başımı eğdim. Ah, kocamı seviyorum ben… Her şeye rağmen…

Sonra misafirlerin bir kısmı ayaklanıp gitmeye başladılar. Kapıdan onları tek tek geçirdim. İçeriye döndüm, boş bardakları, sigara küllüklerini toplamaya çalıştım, götürüp mutfağa bıraktım. İçeriye girdiğimde Larissa bana seslendi,

– Gül, gelsene, biraz sohbet edelim seninle…

Tedirgin bir tavırla gidip koltukta yayılmış oturan Larissa’nın yanına iliştim. İçtiği alkolün ve sürdüğü iç gıcıklayıcı parfümünün kokusu burun deliklerimi doldurdu. Yarım Türkçesiyle okuduğum okullar, evlilik hayatımla ilgili sorular sordu.

Ben kadının sorduğu sorulara yanıt verirken bir yandan benim de ona soracak olduğum soruları çeviriyordum kafamda… Kimsin sen kadın? Amacın ne? Bile bile kocanı benimle nasıl paylaşabiliyorsun? Adamı beni sikmeye nasıl gönderiyorsun?

Sohbet koyulaştığı sırada elinin sıcaklığını çıplak dizimde hissettim.

Ne yapıyordu bu kadın? Telaşla etrafa bakındım, kimse aldırmıyordu. Bize bakan yoktu. Kekeleyerek bir şeyler anlatmaya devam ettim. Gözleri gözlerimde ilgiyle dinler gibi görünüyordu ama dostça bir tavırla dizimi okşayan eli ilerlemiş, az sonra eteğimin altına girmişti bile… Bacaklarımı kapamaya çalıştım, zorladı. Elini oramda hissedene kadar ilerledi. Fısıltıyla sözümü kesti,

– Ohh, tatlım… Senin… Altında külot yok senin… Ve ohhh… Çok ıslak… Amcık sırsıklam..?

– Larissa… Ne yapıyorsun? diyebildim. Elini tutmaya, durdurmaya çalıştım. Başını yaklaştırdı, kulağıma ılık nefesini bırakarak fısıldadı tekrar,

– Neden bu kadar ıslak bebek? Kocamın spermleri bunlar? Yoksa senin zevk suyu?

Kırık dökük Türkçesiyle derdini çok iyi anlatabiliyordu orospu…

– Larissa… Yapma… Ben…

Nefesi kulağımı gıdıkladı. Bir volkan patladı içimde, bir ateş yandı. Kıpkırmızı oldum. Tüm vücudumu bir ürperti yaladı, geçti. Sehpanın üzerinde yarım bırakılmış bir içki kadehini alıp bir yudumda yuvarladım. Lara’nın parmakları beni kendine esir etmişti. Beni ustalıkla okşuyordu kadın…

Gözlerim yarı kapalı kendimi onun usta parmaklarına bıraktığım bir anda Larissa beni dudaklarımdan öptü. Ben de ona cevap verdim. Şehvet yüklü bu kısa öpücük sadece birkaç saniye sürdü, ancak beni neredeyse orgazmın eşiğine taşıyacaktı.

Dudaklarımı onun istekli dudaklarından kurtarıp doğruldum, telaşla etrafa baktım. Fark eden olmuş muydu acaba? Bir kadının doğum günü kızını eteğinin altından parmakladığını, öpüştüklerini gören olmuş muydu?

Hayır, kimse farkında değildi. Sadece Vadim Nikolaevich dışında kimse… Parlayan gözlerle, eliyle pantolonun önündeki kabarıklığı oğuşturarak bizi izliyordu yaşlı kurt… Zorlukla kalkıp kendimi kurtardım, sendeleyerek diğer konuklarla ilgilenmeye gittim.

Uzun gece yarısından sonra konuklar nihayet dağılmaya başladı. Kocam herkesle içti. Neredeyse kendi ayakları üzerinde duramaz hale gelmişti.

– Tatlım, yardım istersin?

Larissa yanımda bitiyordu sürekli, benimle ilgileniyor, yardımcı olmaya çalışıyordu. Ben duymamış gibi yaptım. Ama kimi kandırıyorum ben? Larissa her şeyi anlıyor, içimde kopan fırtınaları, eteğimin altına dalan parmaklarından aldığım zevki, dudaklarımı öperken duyduğum hazzı biliyor.

Benim yaptığım son vicdani protesto kalıntıları sadece… Ama kime karşı? Kendi doğum günümde, kendi evimde cinsel tacize yeltenen bu azgın karı kocaya mı? Yoksa onların her yaptığından zevk alan kendime karşı duyduğum suçluluk hissi mi? Kocamı boynuzlamanın verdiği vicdan azabı mı?

Son konuk evden ayrıldığında, aslında içkiyle arası pek iyi olmayan kocamın ayakta duracak hali kalmamıştı. Larissa ve Vadim hala bizimleydi. Pek gideceğe de benzemiyorlardı. Gözleri kayan, sendeleyip duran kocamın kollarına girdik Vadim ile, yatak odasına götürüp soyduk, baksırıyla yatağa yatırdık.

Kocam uyudu, ben sofrayı ve ortalıktaki kadehleri toplamaya başladım. Larisa bana yardımcı oldu. Bu arada Vadim balkonda sigara içiyordu. Sanki aramızda hiç bir şey olmamış gibi, bir yandan ortalığı toplarken biz Larissa ile sohbet ettik. Sonra o sorular:

– Gül, bu elbiseyle rahat edemiyor ben… Rahat bir etek var senin?

– Evet, var Larissa… Yatak odasında, dolaba bak

O üzerini değişmeye gitti. Neden sonra aklıma geldi. “Kıyafet değiştirmek için üstünü çıkaracak ve orada kocam var. Fitil gibi sarhoş, uyuyor. Ama… Larisa şeytanı ona da sırnaşır mı acaba..?”

Gözümün önünde yatak odasında yaşanabilecekler dans etmeye başladı. Larissa giysi değiştirmek için soyunmuş. Kocam baksırıyla çıplak. Azgın kadın bana yaptığı gibi onu da okşaya okşaya uyandırabilir mi? Sarhoş kocamı ayıltabilir mi sikini elleye okşaya? Offf… Nereden gönderdim tek başına kocamın yanına bu kadını?

Ama kim soruyor ki bunu? Az önce kadının kocasıyla seks yapmıştım yarım yamalak da olsa… Şimdi kadın kocamı elliyor diye hesap soracak durumda değildim ki… Ateşim yükselmeye başladı yine… Elimi eteğimin altına soktum. Arzudan kabarmış tomurcuğumu okşayıp, parmaklarımın arasında sıktım. Evet, istekli ve ıslak… Hep ıslak… Yanıyor…

Larissa döndü. Üzerinde sadece benim küçük bornozum vardı. Ne göğüslerini kapatabiliyordu tam anlamıyla, ne de uzun bacaklarını…

Ben okşayıp durduğum amımdan elimi çektim geldiğini görünce… Telaşımdan ne yaptığını anlamasın diye onu sorguya çektim,

– Lara, benim koca uyuyor mu? Güldü,

– Evet. Bir lokomotif gibi horluyor.

– Alarm çalsa, bomba patlasa uyanmaz artık… Şeyy… Lara, yatak odasında giysi değiştirdin. Çıplak mıydın?

– Sen ne düşünüyorsun? Ben sadece bluzumu ve eteğimi değiştirdim. Sen ne düşündün ki? Gülüyordu.

– Evet, haklısın. Ne düşünebilirim, haklısın. Özür dilerim.

– O kadar sarhoştu ki… Tatlım, bir aptal senin kocan… Ve gerek yok özür.

– Larisa, samimi bir soru sorabilir miyim?

– Evet.

– Kaç yaşındasın?

– 42. Yaşlı mıyım sence?

– Hayır, hayır… Özür dilerim yine, yaşını sormamalıydım. Yine güldü,

– Gül… Yeterince özür diledin sen canım, özüre gerek yok.

Bunun üzerine, oturduğu koltukta bacaklarını açarak yayıldı. Bornoz açıldı ve zaten o kadar küçüktü ki çıplak vücudu gözlerimin önüne serildi. Ve sonra bacaklarını araladı. Uzun pürüzsüz bacaklarının güzelliği, hiç bir fazlası olmayan bakımlı vücudu harika görünüyordu.

Oturduğu koltukta geniş bir biçimde beni süzerek, gözlerimin içine bakarak bacak içlerini okşuyordu. Alt dudağını ısırdı zevkle… Bacaklarının arasındaki kasıkları tertemiz traşlıydı. Sadece ince bir çizgi şeklinde bıraktığı kumral kılları arzuyla dudakları şişmiş kadınlığını işaret ediyor, çıplaklığını vurguluyordu.

Parmakları şimdi amının dudaklarında geziniyordu. Gözlerimi mıknatıs gibi o ıslak pembelikten ayıramıyordum. Büyülenmiş gibiydim adeta… İçimde yangınlar, kadının kendini okşamasını izliyordum.

– Benim delik nasıl, güzel mi? diye fısıldadı. Sevdin mi? Amcık diyoğum… Azdım ben…

Larisa kendini övüyordu. Gerçekten güzel, bakılası, sikilesi bir deliği vardı kahpenin…

Amındaki parmaklarını çekti, ıslaklığını bana gösterircesine kaldırdı. Dudaklarına götürüp kendi suyunu yaladı. Sonra yeniden kendini parmaklamaya devam etti. Sesimi çıkarmadım, cevap vermedim. Ama o her şeyi anlamıştı zaten… Parmaklarının hareketleri hızlanmıştı.

Hayatımda böyle bir şey yaşamamıştım. Ben de elimi önüme atıp amımı parmaklamamak için zor tutuyordum kendimi… Nasıl da kendini beceriyordu bu seksi kadın… Nasıl sevmezsiniz böyle bir manzarayı…

Larissa zevkle inledi. Bu arada kocası girdi içeriye… Gözleri ikimizin arasında gidip geldi. Lara durdu ve kocasına baktı. Parmakları hala amındaydı.

– Gül, nasıldı balkon? Kocamı beğendin mi?”

Ne diyebilirdim ki? Evet demek her şeyi itiraf etmek olurdu.

– Hadi söyle. Her şeyi itiraf et.

Ben patladım artık,

– Hayır! Bütün bunlara gerek yok! Kocamla mutluyum, onu seviyorum.

Larissa gülümsedi. Islak parmağıyla Vadim’i çağırdı yanına… Kocası geldi. Larissa gözlerimin içine bakarak, kocasının kotunun fermuarını açtı, pantolonunun içine elini daldırdı ve yarı sert erkekliği dışarıya çıkardı.

Ah… Şimdi kocasının erkeklik organı elindeydi kadının ve çok büyük bir şeydi. Başım dönüyordu. O kadar güzel ve büyük olduğunu biliyordum zaten… Balkonda arkama dayadığında, içime girdiğinde anlamıştım görmesem bile… Şimdi karısının parmakları arasında iyice büyümüş ve sertleşmişti.

Lara nazikçe kocasının penisiyle oynarken bana bakıyordu,

– İster misin tatlım? diye sordu.

Ben ağzım kurumuş, nefesim tutulmuş bir haldeydim. O Vadim’i penisinden tutmuş, sarsarak bana seslendi,

– Yapma. Hadi ama… Dene bak… Çok hoşuna gidecek. Hadi gel ve ağzına al şunu…

Ben, büyülenmiş gibi ona doğru bir adım attım. Ayaktaydım, ama Larissa,

– Hayır hayatım, bize diz çök. Utanma. Lütfen…

Ben de dediğini yaptım hipnotize edilmiş gibi, diz çöktüm. “Ne yapıyorum ben? Yan odada kocam horlayarak uyuyor. Bense bu sapıkların önünde diz çökmüş, oral seks yapmak üzereyim.

– 46 yaşında bu koca adam… Bu benim kocam ve ben sık sık emerim kocamı… Şimdi ikimiz birden emeceğiz kocamı… Hadi…

– Benim eş Lara karım, 42 yaşında. Ben seviyor emmesini… Yalamasını iyi bilir karım. Hadi şimdi em tatlım.

Diz çökmüş vaziyette penisiyle karşı karşıya, yüz yüze duruyordum. Dudaklarımı araladım. Fakat Vadim acelesi olmadığını bana gösterircesine hemen sokmadı penisini… Belinden tutarak benim yanaklarımı ve dudaklarımı aşağı yukarı penisiyle okşadı.

Sonunda arzuyla açılan ağzıma yakışıklısını koydu. O açgözlülükle, bekleyişle berbat bir haldeydim. Tükürüklerim çenemden akıyordu. Ama, tükürmeli, ağzımın içindeki koca siki ıslatmalıydım. Şu anda hijyen düşünecek halde değildim. Ben kocasının sikini yalarken Larissa burnumuzun dibinde bizi, benim kocasına oral yapmamı izliyordu.

– Ah Gül… Ne kadar kaltaksın. Sen tam bir orospu, biliyorsun? Kocamın sikini almaya emmeye çok isteklisin. Hey, söyle bize, sen kimsin?

Ağzımdan Vadim’in penisini çıkardım. Serbest bırakıp biraz nefes almaya çalıştım. Lara yanımda tüm çıplaklığıyla duruyordu. Birden beni tokatladı. Cevap istiyordu benden, fısıltıyla cevap veriyorum,

– Evet, ben bir orospuyum…

– Kimin orospusu?

– Sizin Lara… Yine bir tokat geldi,

– Ben Lara değilim orospu… Larissa Konstantinovna’yım… Bu da kocam Vadim Nikolayeviç… Anlaşıldı? Kappişş? Söyle hadi…

– Ah… Ben sizin orospunuzum. Sen, Larissa Konstantinovna ve kocanın, Vadim Nikolayeviç’in sürtüğüyüm…

– Tamam canım.

Sonra Larisa Konstantinovna elimi tutup kendi vajinasına götürdü. Parmaklarımı soktum, o kendi göğüslerini yalarken ben de amını parmaklarımla siktim, klitorisini mıncıkladım. Bu arada kocası da saçlarımdan tutmuş, emmeme fırsat vermeden amcık siker gibi ağzımı sikiyor, koca penisini ağzıma sokup çıkarıyordu.

Sonra ikisi birden beni tutup koltuğa yatırdılar. Lara ayrıldı ve ayaklarımı tuttu ve Vadim aralanan bacaklarımın arasından bana girdi. Bir an için gerildim, kasıldım ama doyumsuz şehvetle rahatladım. Kendimi tamamen beni pompalayıp duran Rusun verdiği zevke bıraktım.

Dakikalarca ağzım ve vajinam arasında dönüşümlü olarak becerdi beni… Karısı da hiç boş bırakmıyor, kocası ağzımdayken amımı yalıyor, amıma girerken kalkıp bana kendi amcığını yalattırıyordu.

Defalarca orgazm oldum. Haykıra haykıra boşaldım. Karı koca durmadan dinlenmeden beni siktiler. Son orgazmımdan sonra Larissa yatak odasından getirdiği vazelini götüme sürdü, tükürükleriyle iyice kayganlaştırdıktan sonra kocasını çağırdı.

O benim yaşlı dediğim 46 yaşındaki herif gelip beni domalttı. Vazelinli ve tükürüklü göt deliğimi zorlaya zorlaya, karısının butlarımı iki yana germesinin yardımıyla göt deliğimin bekaretini aldı.

Ağrı ve acıyla inledim ilk başta… Ne de olsa ilk defa tam anlamıyla bir erkeklik organı giriyordu arkama… Ama ağrı biraz sonra yerini mutluluğa bıraktı. Ecstasy hapı almış gibi zevkle inledim, kendimden geçerek haykırdım,

– Evet, evet, evet … Fahişeni sik…! Bütün deliklerimi, tüm deliklerimi doldur. Sik beni lanet olası ihtiyar… Sok yarağını bana… !!!

Larisa K. kahkahalara boğuldu. Kocası kıçımdan beni öpüp defalarca boşalttı. Karısını da boş bırakmıyordu bu arada… Onu sikerken beni yalıyor, beni sikerken karısını parmaklıyordu. En son kapanışı bacaklarımı aralayıp göt deliğimde yaptı, spermlerini olduğu gibi arkama boşalttı.

Yerde nefes nefese yatarken karı koca sarılıp öpücüklere boğdular beni… Larissa dudaklarımı yalarken,

– Doğum günün kutlu olsun küçük kız… Umarız bizim hediye hoşuna gitmiştir, dedi.

Onlar giyinip gittiler. Arkalarından gidip kapıyı kapatacak halim bile kalmamıştı. Yorgunluktan bitmiştim. Sadece kapının sesini duydum. Zorlukla kalktım, yatak odasına gittim. Kocam hala çırılçıplak yatakta uzanmış, horul horul uyuyordu. Saatin kaç olduğundan haberim bile yoktu. Ben de çırılçıplak, Vadim’in döllerinin iki deliğimden de süzülmesine aldırış etmeden kocama sarılıp hızlı bir uykuya daldım.

Ertesi gün kocam beni okşayarak uyandırdığında gün ışığı odayı aydınlatıyordu. Her zamanki gibi, içip içip sızdığı güzel bir partiden sonra sabahları aynı şeyi yapardı hep… Uykusunu almış, kendini toplamış, kalkmış sikiyle karısının üstüne çıkıp becermeyi pek severdi.

Yine aynı şeyi yaptı. Bacaklarının arasındaki sertleşmiş penisiyle bacaklarımı ve elleriyle memelerimi okşayarak beni de azdırdı. Bacaklarımı ikiye ayırıp okşamalarının verdiği hazzı tattım bir süre…

Sonra kocam üstüme tırmanıp bacaklarımın arasına girmeye çalıştı alıştığı üzere… Ama izin vermedim, durdurdum onu…

– İlk önce amcığımı yalamanı istiyorum kocacım…

Şaşkın gözlerle baktı bana… Kocasının masum küçük kızının böyle ahlaksızca konuşmasına şaşırmıştı sanırım. Ama elimi atıp daha da sertleştiğini gördüğüm aleti, onun bundan tahrik olduğunu gösteriyordu.

İtaatkar bir tavırla aşağıya kaydı, benim bir gece önceden sikile sikile kabarmış, kızarmış am dudaklarımla öpüşmeye başladı… Zevkle inledim,

– Aşkım, ne kadar kızarmış burası böyle? dedi. Fark etmişti.

– Çok istiyor da ondan kocacım… Hadi, yala o kızarmış amcığımı… Çok istiyor yalamanı… Amcığımı yala önce… Sonra da olması gerektiği gibi, fahişeni becer. Bir fahişe gibi sik beni…

Ben Esra telefonda seni bosaltmami ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

antep escort istanbul travestileri istanbul travestileri ankara travestileri tuzla escort kartal escort izmir escort izmir partner malatya escort bayan kayseri escort bayan eryaman escort bayan pendik escort bayan tuzla escort bayan kartal escort bayan kurtköy escort bayan ankara escort seks hikayeleri escort pendik şişli escort gaziantep escort etiler escort izmir escort izmir escort
bahis siteleri kaçak bahis bahis siteleri canlı bahis güvenilir bahis canlı bahis sakarya escort bayan webmaster forum bursa escort bursa escort bursa escort